Kategori:İnfertilite-Kısırlık | Yazar: doktor

0

Kısırlık-tüp bebek-infertilite-mikrotese-mesa-tesa-pese

MICROTESE, MESA, TESA, PESE Mikroskopik TESE Mikroskop altında yapılan bu işlemde sperm bulma ihtimal çok daha yükselmekte ve testis dokusuna minimal hasar verilmektedir. MESA işlemi nasıl uygulanır ? MESA işlemi kanalları tıkalı olan erkeklere uygulanır. Bu hastalardan mikrocerrahi ile sperm elde edilir. MESA işlemi lokal anestezi altında uygulanır ve erkekcinsel sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur. TESE işlemi nasıl uygulanır ? Lokal anestezi altında uygulanan bu işlem ile testisin farklı bölgelerinden küçük doku parçaları alınır. Bu parçalardan özel yöntemler ile ayrıştırılarak elde edilen sperm hücreleri ile mikroenjeksiyon işlemi gerçekleştirilir. Bu işlemin erkek cinsel sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur. TESE işlemi menisinde hiç spermi olmayan vakalar dışında menisinde hiç normal yapıda veya canlı spermi olmayan vakaların tedavisinde de uygulanabilir. MESA ve TESE işlemleri ile alınan spermler kullanı...

Devamı

Kategori:Kürtaj | Yazar: doktor

0

KÜRTAJ

DİLATASYON VE KÜRTAJ  Bu işleme D&C denir.  Dilatasyon genişletme demek olup burada genişletilen yer rahim ağzıdır.Küretaj ise kazıma anlamına gelir. Bu küret denen keskin uçlu ve rahim içini sıyırarak kazıyan bir alet yardımıyla yapılabilir. Bu gün bu yöntemi daha az kullanmaktayız. En sık kullandığımız vakum ile rahim içinden emme yolu ile gereken materyal ya da gebelik boşaltılmasıdır. Bu işlem istenmeyen bir gebeliğin sonlandırılması için kullanılabileceği gibi tanısal amaçlı yada kanamaları durdurmak ve patolojik materyal elde etmek amaçlıda yapılabilir. Bu yolla daha kesin tanılar konularak gereksiz ameliyatların önüne geçilebilir. Ya da erken tanı konarak gerekli bir ameliyat için zaman kaybedilmemiş olur. Düzensiz kanamalarda bol ya da damlama lekelenme tarzı kanamalar olur. Bu gibi hallerde D&C tanı koydurucu iyi bir seçenektir. Rahim içi myomlar ve veya polipler oldukça yaygındır. Bu gibi h...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Gebelik öncesi ve gebelik süreci

Normal bir gebelik son adet tarihinden itibaren 40 hafta ya da 280 gün veya diğer bir deyişle 9 ay 10 gün sürer. Ayrıca gebelik dönemi birbirinden kesin sınırlarla ayrılmayan ama değerlendirme açısından oldukça faydalı olan 3 ana bölümde de incelenir. Bunlara üçer aylar (trimester) denir. Birinci üç ay boyunca cenine embriyo adı verilir ve organ gelişimlerinin esas olarak gerçekleştiği ve dolayısıyla bebeğin dış etkilere en hassas olduğu dönemdir. Düşük riski de yine en büyük sıklıkla bu dönemde gözlenir. Dikkat! Daha gebeliğin yeni anlaşıldığı hatta gebe kalmayı planladıkları tarihten 3 ay önceden başlamak üzere anne adaylarının folik asit adındaki vitamini almaya başlamaları bebeğin  beyin ve omuriliğinde oluşabilecek problemlerin azaltılmasında önemli olduğu bildirilmektedir. En iyi doğal folik asit kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, pancar, brokoli, bamya ve kuru baklagillerdir. Ancak gebe kalındığı ...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Gebelik ve kansızlık

GEBELİK VE ANEMİ (KANSIZLIK) Anemi (kansızlık) kan hücresi olan eritrositlerin ve onların içerdiği hemoglobin değerinin normal değerinin altında olmasıdır. Gebelik süresince bebek, anne zayıf olsa bile kendisi için gerekli olan enerjiyi, protein,demir,kalsiyum gibi minaralleri ve vitaminleri anneden alarak gelişimini sürdürür.Böylece annenin bu besin öğelerine olan gereksinimi artar. Artan gereksinimlerin karşılanmaması halinde; beslenme yetersizliğinin belirtileri olan kansızlık,diş çürümesi kemik bozuklukları meydana gelir. Anne halsiz ve yorgun düşer,bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyüme ve gelişmesi tam olmaz ve sağlıksız doğabilir. Buna ek olarak, henüz açıklanmayan bir nedenle demir desteği almamış ve kansızlığı olan gebelerin bebeklerinde erken doğum ve düşük ağırlıklı bebek doğurma riski de artmıştır. Hamile kadınların yaklaşık %20'sinin anemik olduğu bilinmektedir.  Öncel...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Gebelik ve bulantı

GEBELİK BULANTI VE KUSMALARI Gebeliğin erken dönemlerinde bulantıya sıklıkla rastlanır. Bu bulantılar kusmayla, iştahsızlıkla ve belli kokulara karşı aşırı hassasiyetle beraber olabilir. Bulantı ve kusmalar genellikle sabahları daha şiddetli olduğu için bu duruma İngilizce'de "morning sickness" yani sabah hastalığı adı verilmiştir. Gebelikteki bulantı ve kusmanın gün boyunca sürmesi, ayaktan ilaç tedavisine cevap vermemesi, anne adayının normal beslenmesini, günlük faaliyetlerini engellemesi, genel durumunu bozması ya da kilo kaybına yol açması durumunda Hyperemesis Gravidarum ("gebeliğin şiddetli bulantısı") söz konusu olur. İleri inceleme ve tedavi gerektiren bir durumdur. Hyperemesis gravidarum genellikle genç yaşta ilk gebeliğini yaşayanlarda daha sık görülür. "Şişman" olanlarda, çoğul gebeliği olanlarda ve sosyokültürel seviyesi yüksek olanlarda nispeten daha sıktır. Gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Üzüm gebeliği(molar gebelik)

  MOL GEBELİK / ÜZÜM GEBELİĞİ Halk arasında "üzüm gebeliği" olarak da bilinen Mol gebeliği ya da molar gebelik genetik nedenlerle gebelik ürününün sağlıklı gelişime göstermediği ve rahim içinin üzüm tanesi gibi çok sayıda şişmiş vezikül denen içi sıvı dolu yapılarla dolu olduğu anormal bir gebelik şeklidir. Gebelikte görülen plasental hastalıklar grubundan nadir görülen bir durumdur. Bu grup hastalıklar içersinde en sık görüleni mol hidatiform adı verilen bu üzüm gebeliğidir. Bunun dışında İnvaziv Mol (yayılım gösteren üzüm gebeliği) ve Koryokarsinoma denilen ve kanser davranışı gösteren oldukça kötü seyirli nadir görülen bir alt tipi de vardır. Molar Gebelik ayrıca komplet (tam) ve inkomplet (tam olmayan) olarak iki grupta incelenir. Komplet mol, ultrason incelemesinde fetüs ve fetüse ait yapılar bulunmayıp, yalnızca plasentanın olduğu mol şeklidir. Plasenta ve eklerindeki hücrelerde -ad...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

İleri yaş gebeliği

İLERİ YAŞ GEBELİĞİ Günümüzde kadınlar tarafından evlilik ve annelik yaşı sürekli olarak ileriye ertelenmektedir. Bu ertelemenin nedenleri arasında öncelikle mesleki kariyerini sağlamlaştırmak, maddi güvenceyi sağlama kaygısı veya psikolojik olarak anneliğe hazır olmaya çalışmak sayılabilir. Ayrıca yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu yardımcı üreme teknikleri (mikroenjeksiyon-tüp bebek) ile hamile kalan kadın sayısında büyük bir artış vardır. Yıllarca hamile kalamamış pek çok kadın bu yolla gebe olmanın mutluluğunu yaşmaktadır. Bunun sonucu olarak da ileri yaş gebelikleri günümüzde daha çok görülmektedir. Önemli olan konu ise, kadının, sağlıklı bir gebelik ve gebe kalma potansiyeli üzerine, yaşın etkili olduğunun farkında olmasıdır. Bir kadın için fizyolojik anlamda en uygun doğurganlık yaşı 20-30 yaşlar arasıdır. Anne adaylarının 35 yaş ve üzeri olması durumuna İleri Anne Yaşı denir. Bu tip ge...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Doğum öncesi kanamalar

ANTENATAL(DOĞUM ÖNCESİ) KANAMALAR Gebeliğin ikinci yarısında olan vajinal kanamalara antenatal kanamalar denilir. Doğumun birinci ve ikinci evresindeki kanamalar da bu gruba sokulabilmektedir.. Gebeliklerin %2-3’ünde görülür. Antenatal kanamalar plasental ve nonplasental kökenli olabilir. Plasenta kökenli olanlar (%62): Plasenta previa (%22), plasenta dekolmanı (%30), marjinal sinüs kanamaları (%10), plasenta circumvallata. Plasental kökeni olmayanlar (%28): Vasa previa rüptürü, kanama pıhtılaşma bozuklukları, vaginal ve servikal enfeksiyonlar,serviks ve vagina kanserleri, servikal polipler, vulvar ve vaginal varisler, uterin rüptür, mukus tıkacının atılması, travma, hematüri. Plasenta previa Uterus alt segmentinde kas dokusu korpustan az olduğu için buraya yerleşmiş olan bir plasentanın ayrılmasından sonra kas liflerinin kasılmasıyla plasental insersiyon yerinden olan kanama yeterli oranda durmayabilir. Bilateral...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

Gebelik ve myom

                                                       GEBELİK VE MYOM   Myomların gebelikte ortaya çıkardığı riskler nelerdir? Gebelikte myomların ortaya çıkardığı riskler genel anlamda myomun rahim içersinde yerleştiği yere ve myomun boyut ve sayısına bağlıdır. Özellikle submüköz veya intramural yerleşimli olanlar tekrarlayan düşüklere, erken doğum tehdidine, bebeğin normal yerleşimi olan başaşağı dışında anormal bir pozisyonda yerleşmesine, plasentanın (çocuğun eşi) erken ayrılmasına (ablasyo), rahimin kasılmasını engelleyerek doğum sonrası aşırı kanamaya da neden olabilirler. Yukarıda sayılan durumların çoğu sezaryan ile doğum gerektirdiğinden miyomu olan anne adaylarında sezaryanla doğum olasılığı artar. Myomlar östrojen hormonuna bağlı olarak gelişme gösterdiklerinden gebelikte artan östrojen salgısının etkisiyle genellikle büyümeye eğ...

Devamı

Kategori:Gebelik | Yazar: doktor

0

AİDS ve GEBELİK

                                                 (AİDS) HIV ve GEBELİK Anneden bebeğe geçişin önlenmesi Çoğunluğu fakir ülkelerden olmak üzere her yıl bütün dünyada 2 milyon HIV hastası kadın gebe kalmaktadır.  Bunların 1/3-1/4’ü doğumda,gebelikte veya süt verirken hastalığı yenidoğanlara bulaştırırlar.(Her gün 2000 yeni infekte AİDS’li bebek)                                        Anneleri ölerek yetim kalmış olan HIV infeksiyonlu çocuklara HIV negatif çocuklardan daha fazla dikkat gösterilmelidir.                                                                                      HIV her iki cinste de aynı oranda görülse de hastalık gebe kadınlarda virüsün doğmamış ve yenidoğmuş bebeğe geçirilmesi gibi üreme sağlığı üzerinde çok olumsuz etkile...

Devamı

DOĞUM KONTROL HAPLARI

      DOĞUM KONTROL HAPLARI  Oral Kombine Hormonal Kontraseptif Yöntemler :  Kombine oral kontraseptifler (KOK) doğal kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun sentetik formlarını içerir: Etinil östrodiol içeriği;  düşük doz KOK’larda 30 µg ve daha az, diğer KOK’larda; 50 µg.dır.  21, 22 ve 28 günlük paketler halinde hazırlanmıştır. Türkiye’de halen 21’lik haplar bulunmaktadır. Monofazik ve multifazik preparatlar olarak ikiye ayrılır: monofazik KOK’ların içeriği her günkü hap için aynıdır. Multifaziklerde ise hapların içeriği günlere göre değişir.  Kombine Enjekte Edilen Kontraseptifler:  Doğal östrojen ve progestogen olarak östradiol valerate 5 mg + noretisteron enantate 50 mg” (Mesigyna®) ve östradiol cypionate 5 mg + medroxyprogesteron asetat 25 mg” (Cyclofem) içeren iki preparatı bulunmaktadır. Türkiye’de sadece mesigyna® 1997 yılından beri kullanımdadır.  ...

Devamı