Kategori: Gebelik | Yazaar: doktor

Doğum öncesi kanamalar

ANTENATAL(DOĞUM ÖNCESİ) KANAMALAR

Gebeliğin ikinci yarısında olan vajinal kanamalara antenatal kanamalar denilir. Doğumun birinci ve ikinci evresindeki kanamalar da bu gruba sokulabilmektedir.. Gebeliklerin %2-3’ünde görülür. Antenatal kanamalar plasental ve nonplasental kökenli olabilir.

Plasenta kökenli olanlar (%62):

Plasenta previa (%22),

plasenta dekolmanı (%30),

marjinal sinüs kanamaları (%10),

plasenta circumvallata.

Plasental kökeni olmayanlar (%28):

Vasa previa rüptürü, kanama pıhtılaşma bozuklukları, vaginal ve servikal enfeksiyonlar,serviks ve vagina kanserleri, servikal polipler, vulvar ve vaginal varisler, uterin rüptür, mukus tıkacının atılması, travma, hematüri.

Plasenta previa

Uterus alt segmentinde kas dokusu korpustan az olduğu için buraya yerleşmiş olan bir plasentanın ayrılmasından sonra kas liflerinin kasılmasıyla plasental insersiyon yerinden olan kanama yeterli oranda durmayabilir. Bilateral hipogastrik arter ön dalının ligasyonu gerekebilir. Ayrıca alt segmentte plasenta akreta, plasenta inkreta ve plasenta perkreta şeklinde yapışmış olabilir. Bu komplikasyonlarda sıklıkla histerektomi gerekmektedir.

Tedavi

Evinde kanaması başlayan gebenin ambulans ile hastaneye getirilmesi ve vajinal muayene yapılmadan alınması önemlidir. Hastaneye haber verilerek kan grubu biliniyorsa kan hazırlığına başlanmalıdır.

Hastaneye gelen olgularda hızlı sistemik muayene ile annenin genel durumu değerlendirmeli ve varsa preşok ve şok tedavisine başlanmalıdır. Karın muayenesinde uterus genellikle yumuşak, tonusu normal bulunur. Uterus hassasiyeti yoktur. Elle veya fetal monitör ile izlenerek uterin kasılmalar araştırılmalı ve doğum eyleminde olup olmadığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Kanama hipovolemi bulgularına yol açmışsa damar yolu açılıp testler için kan alınırken ameliyat için hazırlıklar hızlıca tamamlanarak sezaryene alınır. Sezaryen ile kanama kesilirken bulunabilen en hızlı şekilde kan transfüzyonuna başlanır. Fetüs matürse ve sezaryen ile doğum planlanmışsa sezaryen yapılır. Fetüs matür değilse hastanede yatak istirahati ve yedek kan hazır tutularak konservatif tedavi yapılabilir.

PLACENTA DEKOLMANI

Tanı:

Öykü ve muayene çoğunlukla Plasenta dekolmanı tanısının konulmasını sağlar. Ama kesin tanısı ultrasonografi ile konur. Sezaryende fetüs doğduktan sonra plasentanın kolayca ve arkasında bir hematom ile birlikte doğduğu görülür. DIC bulguları yönünden testler yapılmalıdır.

Tedavi:

Anne hayatı daima ön plandadır. Doğum yaptırılması gerekir. Konservatif tedavi edilemez. Fetal ve maternal durumun stabilizasyonu için sıklıkla sezaryen gerekir.

Çocuk ölümü %50-80, morbidite %40-50, anne ölümü %0.5-1’dir.

Marjinal sinüs kanaması

Normal yerleşmiş bir plasentanın kenarından genellikle son trimester içinde kanama olmasıdır.

Tanı:

Belirtisi vajinal kanamadır. Karın muayenesinde özellik yoktur. Vajinal kanama vardır, ama servikal açıklık olanlarda plasenta alt ucu palpe edilemez. Ultrasonografi ile patolojik bulgu izlenemeyebilir.

Tedavi:

Plasenta previaya benzer. Kanama fazla ise hemen sezaryen yapılırken kanama hafif ise gebelik haftasına göre ya hemen vajinal doğum ya da 37 hafta tamamlanınca vajinal doğum yaptırılır.

Vasa previa rüptürü

Kordonun plasentanın ortası yerine plasentanın kenarındaki koryoamniyotik membran üzerine tutunmasıdır. Kaybedilen kan fetusa aittir. Vasa previa 3000 doğumda bir görülür ve rüptüre ise %75 fetüs ölür. Acil sezaryen fetüsü yaşatmanın tek yoludur.

Nonplasental kanamalar

Vajinal ve servikal erozyonlara bağlı kanama olabilir.Enfeksiyon doku direncini azaltır. Gebelik ile beraber doğum kanalı kanseri 1/4000-5000 olguda gözükür. Servikal polipler kendiliklerinden kanarlar. Tedavisi torsiyon veya koterizasyondur.

Variköz kanamalar gebelikte venöz basınç artışı ve kadında predispozan faktörler varsa geniş şekilde oluşan varislere bağlı olarak ortaya çıkar. Varisin kanayan yeri dikilir veya koterize edilir

Yorum Yapin